Evet Diyebilmek…
Evlilik yolundaki ilk adım elbette evlilik teklifinden geçiyor… Romantik komedilerin en duygusal anları da çoğu zaman erkeğin kızın önünde diz çöküp “benimle evlenir misin” dediği ve çoğu zaman da bir öpücükle noktalanan sahnelerdir.
Aşkımla ilk yıllarımız kendisini evlenmenin ne kadar gerekli ve romantik bir şey olduğuna ikna etme çalışmalarımla geçti. Çoğu erkek gibi o da evliliğin aşktan çok mantıkla ilgili olduğuna ve 30’undan önce asla evlenmeyeceğine inananlardandı. Ta ki askere gidene kadar… Ben üniversite son sınıftayken o da askere gitti. Dönüşünün hemen sonrasında Antalya’ya tatile gittik.
Tam doğumgünümde Antalya’ya varmıştık. Akşam yemeği için otel odasından çıkarken aklımda tek bir düşünce vardı: o an gelmişti ve aşkım bana evlilik teklifi edecekti. Bundan daha uygun bir ortam olamazdı. Restoranda yemeğimizi yerken, içim içimi yiyordu, türlü hayallere dalıyordum ve sonunda o an geldi.
Aşkım bana doğru baktı ve şöyle dedi: “Aşkım bugün çok özel bir gün ve sana çok özel bir hediye vereceğim”, içimden şöyle diyordum: “evet birazdan kesin evlilik teklif edecek” kalbim hızla çarpıyordu. Aşkım sözlerine devam etti: “Hayatım sana yanından hiç ayırmayacağın, her an yanında olacak ve sana şans getirecek bir hediye vermek istiyorum”, bu noktada şans kelimesi bana biraz garip gelse de aşkımın önümde diz çökmesini hala bekliyordum. “Hayatım bu hediyeyi iki şey için aldım birincisi doğumgünün ve ikincisi de mezuniyetin” işte o an bir şeylerin yanlış gittiğini anladım.
Sonra aşkım bana gümüş takıların konulduğu gri küçük bir kutu uzattı. Hala ümidimi yitirmemiştim, belki içinden düşündüğüm şey çıkar diyordum ama kutuyu açtığımda çok güzel, el yapımı sedefli, dört yapraklı yonca şeklinde gümüş bir yüzük gördüm. Bir an hayal kırıklığına uğradım ve yüzüm düştü ama sonra “saçmalama Damla, evlilik bir başka bahara kalsa da şimdi aşkını üzme” dedim ve teşekkür ettim.
Aşkım yürüyüşe çıkmak istedi, güneş batarken yemyeşil ağaçların arasından denize doğru yürümeye başladık. Sonra aşkım bana sarıldı ve şöyle dedi: “Beni hep sevecek misin, bana iyi bakacak mısın, hep yanımda olacak mısın?” bunları daha önceleri de sorduğundan her zamanki gibi evet dedim ama bir anda önümde diz çöktü ve cebinden bir kutu çıkardı, içinde de hep hayalini kurduğum şey vardı. Hemen sonrasında beklediğim soru geldi: “Benimle evlenir misin?”… İşte o an can havliyle “evet” dedim ama sonraki yarım saat şokun, mutluluk sarhoşluğunun ve heyecanın etkisiyle konuşamadım, hayatımda ilk defa nutkum tutuldu. “Evet” diyebilmenin bile ne kadar zor olabileceğini anladım!
Yeni yaşıma girdiğim o akşam, şu an içinde bulunduğum, heyecan, mutluluk ve biraz da stresi barındıran dönemin başlangıcı oldu. Evlilik teklifinden iki hafta sonra da söz verdik, onu da önümüzdeki yazımda sizinle paylaşacağım…
Başka neler var?
Etiketler : Damla Evleniyor


















Pingback: Damla Evleniyor - Gelinlik Rehberi
Pingback: Gelinliğime aşık oldum - Gelinlik Rehberi
Pingback: Söz Verdik - Gelinlik Rehberi
Pingback: Evimiz belli değil ama mobilyalarımız hazır… - Gelinlik Rehberi
Pingback: Seda D. için araştırdım… - Gelinlik Rehberi
Pingback: Saat Evliliğe Çeyrek Var - Gelinlik Rehberi
Pingback: Damla Evleniyor:Beyaz eşyalarımız da hazır! - Gelinlik Rehberi
Pingback: Damla Evleniyor:Evlilik Listesi - Gelinlik Rehberi