Büyük Güne 1 Hafta Kaldı
Tam bir hafta sonra bugün evleniyorum, evleniyoruz. Peki ne hissediyorum hiç!!! Çevremdeki herkes “Heyecanlı mısın, ben bile düşününce heyecanlanıyorum” diyor, oysa ben hiçbir şey hissetmiyorum. Yıllardır hayalini kurduğum, ayrıntılarını sizlerle de paylaştığım bu süreçte kafamdaki yapılması gerekenler listesi heyecanımı yendi sanırım.
Sürekli garip bir koşturmaca içindeyiz, işin kötüsü aşkım da heyecanlı değil. Sanki biz değil de başka bir çift evlenecek ve biz onlar için koşturuyoruz gibi bir hisse kapıldı. “Gelin buketi için çiçekçiyle görüş”, “düğün arabasını araştır”, “mekânın ses sistemi için haber bekle, arada hatırlat”, “damatlık için ayakkabı al” gibi cümleler beynimizde adeta atlıkarınca gibi dönerken, ikimiz de bir yandan işlerimize odaklanmaya çalışıyoruz. Aslında bu tarz noktaları düşünmemek ya da oluruna bırakmak en iyisi sanırım, dün cilt doktorumdaydım, kendisi de evlilik hazırlığı döneminin kâbus gibi olduğunu söyledi, bir de her şeyin yedeğinin olması gerektiğini vurguladı, çünkü düğün günü nikâh şahidinin işi çıkmış ve gelememiş. Gelemeyeceğini ise tam nikâh masasındayken öğrenmişler. Bundan daha kötüsünü ise annemin bir arkadaşı yaşamış, belediye başkanı nikâhı kıyacakmış, ama oldukça gecikmiş. Saat 11’de nikâh kıyılmış ve o saate kadar gelinle damat gelin odasında başkanı beklemiş. Düğün 12’de bitmiş. Bu tarz aksilikler ne yazık ki yaşanıyor, dolayısıyla sanırım düğünü bu kadar önemsememek gerekiyor, ne derler bilirsiniz sakınan göze çöp batar.
Her neyse biraz da eğlenceli şeylerden söz edeyim:) En yakın arkadaşlarımdan biri bekarlığa veda partimi organize ediyor. Bu Cumartesi kız kıza çılgınlar gibi eğlenmeyi umut ediyoruz. Detayları da partiden sonra paylaşacağım:)
Aşkımın damatlık provaları bitti, pazartesi günü teslim alacağız. Normalde ikinci provada düğünde giyilecek ayakkabı ile gitmek gerekiyor, ne var ki bizim gibi unutkan çiftler ayakkabıyı almadan gidebiliyor. Zeynep Hanım ve Melek Atuk yarı mat ince kösele ayakkabıları öneriyorlar. En çok modeli ise Kemal Tanca’da bulabileceğimizi söylediler. Dün aşkımla ayakkabısını beğendik kemerini de sipariş ettik.
Eve %80 yerleştik sanırım, geçen haftasonu bir minibüs tutup tüm çeyizimi ve kıyafetlerimi evime götürdük. İnsan o an ciddi ciddi evden ayrıldığını anlıyor, içi bir garip oluyor…
Bazen zor durumlarda derin bir nefes alıp, kendime “sakin ol” demeyi ve gülümsemeyi unutuyorum, ama siz unutmayın olur mu? Ne demişler terzi kendi söküğünü dikemez:)
Etiketler : Damla Evleniyor

















