Damla’dan Annesine Mektup
Anneme…
Kızlar babalarına düşkün olur derler, evet babamın da yeri ayrı ama bence kimse anneyle boy ölçüşemez. Çalışkan ve çalışan bir annenin çocuğu olarak büyüdüm. Hafta içi akşamüstlerim camda annemin gelişini bekleyerek, akşamları ise annemin kucağında o mis kokusunu soluyarak geçti. Çocukça mızmızlanmalarım, gözyaşlarım, odasındaki anne kokan hırkasına sarılarak dindi.
Okul hayatım boyunca sınavım olan her sabah “başarılar” demesini istedim, sayfalarca tarih, coğrafya dersini sınavdan bir önceki gün karşısında anlattım durdum. Sınav stresini onun sıcak kakaosunu yudumlayarak yendim, ÖSS’ye onun dualarıyla girdim.
İstemese de onu bazı oyunlarıma ortak ettim. Gün geldi, ona yalan söyledim, ondan gizli işler çevirdim, bazen isyan ettim, küstüm, küstürdüm. Sonra biraz daha büyüdüm. Onun tarafından bakmanın ne demek olduğunu biraz daha hissedebildim.
Tam altı ay sonra Cuma akşamları onun kucağına başımı dayayıp uyuyakalamayacağım, her hafta sonu beraber kahvaltı edemeyeceğiz, odamda fısıldaşamayacak, bilgisayarda oyun oynayamayacağız, her akşam yatmadan önce göreceğim yüz onunki olmayacak, yoğun ve stresli bir günün ardından ona surat asamayacak ya da ona şımaramayacağım.
Bir yandan hazırlıklar, bir yandan her zamanki koşuşturmaca devam ediyor ama ufak bir nokta var ki, oradaki küçük kız annesinden, evinden, kedilerinden ayrılmak istemiyor. İnsan kedisini bile çok iyi tanıdığı, sevdiği birine vermek istemezken, bir anne kızını nasıl bir başkasına emanet edebilir ki ya da emanet ederken neler hissedebilir? Canım annem, biriciğim, o küçük kız hep senin kızın kalacak ve seni hiç yalnız bırakmayacak.
Seni çok seviyorum!
Etiketler : Damla Evleniyor













AGLARIM HATTA AGLADIM BEGENDIN MI DAMLA HANIM GECENIN BU SAATINDE BENI BU HALE SOKUP AGLATTIN KEDILERIN ANNEN ODAN BI DE EVININ CAPRAZINDA Kİ SU ANDA AGLATTIGIN KIZI DA UNUTMA….