Damla Evleniyor
Benim düğünüm o kadar güzel olacak ki…
Liseden beri bunun hayalini kurdum. Herşey mükemmel olacaktı, hiç keşfedilmemiş ve görkemli bir yerde, belki de sadece bizim için bestelenmiş bir müzikle, Oscar de la Renta ya da Vera Wang bir gelinlikle, çocukluğumda dinlediğim masallardaki prensesler gibi merdivenlerden mumlar ve çiçeklerle süslenmiş bahçeye doğru inerken herkes sadece bana bakacaktı. Gittiğim pek çok düğünde burun kıvırdığım, bütçeyi indirmek için lezzetten kesmişler dediğim yemekler gibi olmayacaktı benim düğünümde servis edilecekler. Türkiye’nin ödüllü aşçıları yemeğimi hazırlayacak, dünyaca ünlü pasta süsleme sanatçısı düğün pastasını bir sanat eserine çevirecekti.
Daha evlenme teklifi almamışken davetli listesi ve oturma düzeni hazırdı, düğün konsepti ise çok daha önceden kafamda oluşmuştu bile. O gece bir insanın hayatındaki en önemli andı ve gerekirse diğer ihtiyaçlar kısılıp o an sonuna kadar yaşanacaktı. Herkes düğüne hayran kalacak, uzun yıllar bunu konuşacaktı. Hatta öyle ki La Bonbonniere’in sahibi Mirey Hanım’a olduğu gibi bana da insanlar “bizim düğünümüzü de sen organize eder misin?” diye soracak ve sonunda ben de kendi düğün organizasyonu şirketimi kuracaktım. Ne de olsa evlilik ve düğünle ilgili tüm trendleri takip ediyor, hiçbir evlilik programını kaçırmıyordum. Ta ki geçen sene Kasım ayına kadar…
Herşey global ekonomik krizin bizim de kapımızı vurmasıyla başladı. Binbir dille 2009 Ağustos’unda evlenmeye ikna ettiğim nişanlım kendisine aylar önce CEO tarafından verilen terfi sözüne rağmen terfi edilmedi ve tüm terfiler de belirsiz bir zamana kadar durduruldu. Böylece bir anda tüm planlarım iptal oldu ve pespembe dünyam siyahlara büründü. İlk birkaç hafta aşkıma belli etmeden ufak bir bunalıma girdim. Evde yıllar boyu biriktirdiğim tüm dergileri, kesip kolaj haline getirdiğim ilham panolarını attım. Sonra bir süre yine de Ağustos ayında evlenebiliriz diye kandırdım kendimi hatta aşkımı da kandırmayı denedim ama tüm masrafların listesini yaptığımızda acı gerçekle bir kez daha yüzleştim ve çok zor olsa da annemin öğüdünü dinlemeye karar verdim “vakti zamanı gelince olur”. İşte bu noktadan sonra evlilik ve düğün hayalleri ile ilgili olan fikirlerim yavaş yavaş değişmeye başladı.
Artık kusursuz olanın mükemmel olmadığını, ufak tefek kusurların mükemmeli mükemmel yaptığını biliyorum. Öyle olmasa birçok gelinin buketini süsleyen güllerin dikeni olur muydu?
Hala mükemmel bir düğünün peşindeyim ama önemli olanın kusursuz bir düğünden çok ufak eksikliklerle de olsa herkesin mutlu olacağı bir gece yaşayabilmek olduğunu biliyorum. Ağustos 2009’da evlenemedim ama çok büyük bir aksilik çıkmazsa (artık her an her şeye hazırlıklı olmak gerektiğini biliyorum) Haziran 2010’da aşkımla evleniyorum. Aşkımın nefesimi kesen evlilik teklifinden, ilk bakışta aşık olduğum gelinliğime, düğünümdeki bazı kalemlerden vazgeçerek aldığımız saatlerden, koltuk seçimimize her adımımızı sizinle paylaşıyor olacağım. Dilerim beni bu heyecanlı ve unutulmaz serüvenimde yalnız bırakmaz yorumlarınız ve deneyimlerinizle bana destek olursunuz.
Başka neler var?
Etiketler : Damla Evleniyor

















Merhaba arkadaşlar ben de temmuz 2010 da evleniyorum allah kısmet ederse gündüz nikah akşam düğün olacak düğün için yerimizi tuttuk fakat nikah tarihi ancak nikah gününden 3 ay önceden alınabiliyormuş daha önceden gün alınamıyormuş bu konu hakkında bilginiz var mı ayrıca istanbul da Avcılar’a yakın olanlar için süper bir gelinlikçi tavsiye edebilirim şimdilik hoşçakalın görüşmek üzere…
Mügecim merhaba,
bu durum belediyelere göre farklılık gösteriyor mu bilemiyorum ama benim bildiğim kadarıyla en erken 6 ay önceden alınabiliyor. Zaten kadıköy belediyesinin sitesinde de bu şekilde yazıyor.
Gelinlikçi önerini öğrenmeyi de çok isteriz:)
Sevgiler,