Kirpiler
Bu yazımı da Ye Dua Et Evlen kitabından bir alıntı üzerine yazacağım. Alıntıda bunlar yazıyordu:
Schopenhauer, insanların aşk ilişkilerini soğuk bir kış akşamındaki oklu kirpilere benzetiyordu. Soğuktan korunmak adına bu hayvanlar birbirine sokulurmuş. Isındıkları andaysa dikenleri birbirlerini rahatsız etmeye başlarmış. Kirpiler de refleks olarak bu kadar yakınlığın vermiş olduğu acıyı ve kaşıntıyı durdurmak için birbirlerinden ayrılırlarmış. Ama ayrıldıktan sonra yeniden üşümeye başlarlarmış. Soğuk onları yeniden bir araya getirirmiş ama dikenleri birbirine bata bata. Böylelikle yeniden uzaklaşırlarmış ve süreç yeniden başlarmış. Çember bir daralır bir genişler, ta ki kirpiler birbirlerine tahammül edebilecek mesafeyi buluncaya kadar.
Etrafımda gördüğüm ilişkilerdeki herkes partnerine fazlasıyla karışıyor. O kadar herşeye dahil olunma isteği var ki bu çoğu zaman boğucu oluyor. Bayanlar beylerinin her saniye nerede olduğunu bilmek istediği gibi, baylar da bayanların giyim kuşamına karışıyor genel olarak. (Şu an genelleme yaptığımdan dolayı bu tüm çiftler için geçerli değildir!) Herkesin özel hayatı kendine. Bunları yapın ya da yapmayın demiyorum, yapıyorsanız ayarını ve dozunu ayarlayarak yapın diyorum sadece. Çünkü seven ve aşık olan insanın ayarları kolaylıkla bozulabiliyor ve neler yaptığını kavraması bazen zor olabiliyor. Herkes partnerini koruma peşinde ya da sevgisinin kıskançlığından yapıyor ne yapıyorsa.
Ben sadece birkaç göz açabilme derdindeyim. Kirpileri örnek alıp dikenlerimizi birbirimize batırmamayı öğrenelim. Uzaklaşmak zorunda kalmayalım! Ama dikenlerin batacağı kadar da yaklaşıp birbirimizi hem boğmaya hem canımızı acıtmaya gerek yok. Birbirimize biraz mesafe verebilmeyi öğrenelim ki birbirimizden uzaklaşmak zorunda kalmayalım. Uzaklaşmayalım ki birbirimizi geri bulmayla uğraşmayalım. Uzaklaşınca birbirimizi geri bulamama riskine girmeyelim. Bunları sizlere söylediğim gibi kendime de söylüyorum! Sakın sizlere vaaz/öğüt verdiğimi sanmayın. Sadece beyninizde birkaç düşünce uyandırma peşindeyim.
Sizler bu dengeyi korumak adına neler yapıyorsunuz? Lütfen paylaşın bizimle…
Etiketler : Denis Evleniyor












Eğer ciddiyse herşeye karismali bana göre… Yoksa herkes kendi kafasına göre at koşturursa o ilişkiden hayır gelmez ama şimdiki ilişkiler çok tuhaf gerçekten anlam verilmeyecek türden…
hersey derken? karisma kavrami da kisiye göre degisir bence. Kendi basina birsey yapilmamali mi yani?
hersey derken? karisma kavrami da kisiye göre degisir bence. Kendi basina birsey yapilmamali mi yani?
Yapılmalı da kendi başına derken mesela ? Yapılsa dahi söylenmeli bana göre saklı birşey olmamalı yani…
Yapılmalı da kendi başına derken mesela ? Yapılsa dahi söylenmeli bana göre saklı birşey olmamalı yani…
hersey sölenmeli, kesinlikle katiliyorum ama karismak benim icin mesela negatif bir anlam iceriyor. Yaptigin ya da yapacagin seyler uzerine gereksiz veya negatif yorumlar yapilmasi gibi geliyor. Istenmeyen seylerin yapilmasina israr edilmesi gibi. Bence iki tarafli birbirine acik konusan insanlar ve digerinin degerlerine yakin durmaya calisanlar birbirlerine karismazlar. Bu benim fikrim…
hersey sölenmeli, kesinlikle katiliyorum ama karismak benim icin mesela negatif bir anlam iceriyor. Yaptigin ya da yapacagin seyler uzerine gereksiz veya negatif yorumlar yapilmasi gibi geliyor. Istenmeyen seylerin yapilmasina israr edilmesi gibi. Bence iki tarafli birbirine acik konusan insanlar ve digerinin degerlerine yakin durmaya calisanlar birbirlerine karismazlar. Bu benim fikrim…
Yaa zaten bi ilişkide güven varsa herşeyin devamı geliyo sonuçta… Ben karışmak derken başına buyruk da olunmamalı yi kastettim çünkü bana karışmazsn bana birşey diyemezsn diyenler de çok o yüzden… Bence her karar ortak alınmalı zaten bi ilişkide uyum varsa herşeyde hem fikirsndr karşındaki insanla…bana göre karismali yani çok bunaltmamak şartıyla…
karışsın ama karşısındakini değiştirmeden… Gizli bişeyde olmamalı
.